İletileri Göster

Bu özellik size üyenin attığı tüm iletileri gösterme olanağı sağlayacaktır . Not sadece size izin verilen bölümlerdeki iletilerini görebilirsiniz


Mesajlar - yeniyetme

Sayfa: [1]
1
Erkekte HPV / Ynt: genıtal sıgıle son :))
« : Ocak 05, 2014, 09:21:00 ös »
kefirin immün sistem üzerine çok faydası varmış evet bende yeni başladım akşamları içiyorum çok uykum geliyor.uykusuzluk problemime de iyi geliyor. seni seviyoruz kefir. inş benim hpvnin gitmesine de etkisi büyük olur :)

2
HPV Aşısı / Ynt: HPV aşısı yaş sınırı
« : Ocak 05, 2014, 10:24:27 öö »
benim sormak istediğim bir husus var. bende kanser tipi olmayan hpv çıktı siğillerim vardı alındı. 25 yaşındayım. şimdi ben gardasil aşısı olsam bu aşı beni kanser riski olan hpvden korur mu korumaz mı? şu an vücudumdaki mevcut hpv ye nasıl bir etkisi olur?

3

    HPV tedavisi sonrası veya sıklıkla HPV virüsüne bağlı genital siğil, kondilom nükslerinin olduğu hastalarda, bu enfeksiyon tekrarlamalarından korunmak için veya virüsün tekrar aktifleşmesini önlemek için bağışıklık sistemini güçlendirmek çok önemlidir. Antioksidan yiyecekler burada önemli rol oynarlar.
Fakat hastalara sağlıklı beslenme önerileri dışında ilaç olarak bağışıklık sistemini güçlendirici preparatları da tavsiye etmek fayda sağlamaktadır. Ben takip ve tedavi ettiğim HPV' li hastalarıma sağlıklı beslenmeleri dışında ayrıca bağışıklık sistemini (immunite) güçlendirici ilaçları da tavsiye etmekteyim. Ülkemizde de üretilen bu ilaçları  kolaylıkla temin etmek mümkündür. Doğal kaynaklı olan bu ilaçların ciddi yan etkileri olmadığı için doktor önerisi ile uzun süre de kullanmak mümkün olabilmektedir.

Bağışıklık sistemini güçlendiren en sık kullanılan ilaçların yapısı nedir?

Anti-oksidanların en önemlileri C ve E vitamini, beta-karoten, selenyum, bazı protein bileşikleri, isoflavonlardır. Bu anti-oksidanları içeren besinleri günlük beslenmemiz içerisinde bol miktarda tüketmeliyiz. Anti-oksidanlar dışında bazı besin maddelerini günlük beslenmemize eklememiz bağışıklık sistemini güçlendirici etki yapacaktır. Omega 3 yağ asitleri adı verilen ve balıkta bolca bulunan yağ asitleri ve proteinli gıdalardan aldığımız arginin amino asidi, bağışıklık sistemimiz için önemli besin kaynaklarıdır. Bağışıklık sistemimizi güçlendirecek gıdalar arasında beta-glukan, echinacea, probiyotikler, izozomlar ve yeşil çay gibi doğal maddeler de yer alır.

Bağışıklık istemini güçlendiren ilaçların en önemli maddesi Beta-glukan 'dır.Beta-glukan ekmek mayası hücre duvarından elde edilen, bağışıklık sistemini güçlendiren tamamen doğal bir maddedir. Bağışıklık cevabını artırarak vücut savunma hücrelerinin patojenleri daha etkili şekilde yok etmesini sağlar ve sıklıkla hastalıkları önler. Kişinin kendini daha sağlıklı hissetmesini sağlar. Stres gibi bağışıklık sistemini zayıflatan faktörlere karşı vücut direncini artırır. HPV' li hastalarda ve sıklıkla bu  enfeksiyonu geçiren kişilerde de vücudun hastalıkla mücadelesini kolaylaştırır. Tüm ilaçlar gibi bu tür immüniteyi güçlendiren ilaçlar ve antioksidan vitaminlerinde mutlaka doktor kontrolünde kullanılması gereklidir. Eczaneye gidip bilinçsizce bütün vitaminleri alıp kullanmak  bazen zararlı sonuçlar doğurabilir. Beta-glukan maddesi içeren bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçları ülkemizde de temin etmek mümkündür.

Ayrıca unutmamak gerekir ki ,koşullarının uygun olmaması, stres, aşırı yorgunluk, uykusuzluk, kötü ve yetersiz beslenme, sigara ve alkol kullanımı, aşırı egzersiz gibi etkenler bağışıklık sisteminin zayıflamasına neden olur ve enfeksiyonun nüks etmesine de sebeptir.

Bağışıklık sistemini güçlendiren bitkiler ve bitkisel ilaçlar nelerdir?

Bu bitkisel ilaçların görünürde ortak bir yönleri olmadığı sanılsa da, özellikle güncel tedavide, bağışıklık sistemi ve direnci güçlendirmek amacı ile kullanılmalarına neden olan maddeler ve etki mekanizmaları benzer olduğu için bir grup oluşturmaktadırlar. Bu bitkilerden yapılan preparatlar, ilaçlar eczanelerde satılmaktadır, fakat bunların bilinçsizce kullanılmaları bir çok yan etkiye sebep olabilmektedir.

Echinacea

Bitkinin Türkçe bir adı yoktur ve ana vatanı Kuzey Amerika'dır. Özellikle E. pallida ve E. angustifolia türlerinden yararlanılmaktadır. Kuzey Amerika yerlileri tarafından, çok eskiden beri özellikle вЂÜyara iyi edici” olarak kullanılmıştır. Çeşitli araştırmalar tarafından bu etki doğru ve kanıtlanmış kabul edilmektedir.

Latince adı вЂÜEchinos=Kirpi” kelimelerinden türetilmiştir. Bunun nedeni yapraklarının fırça gibi sert ve batıcı tüylerle kaplı olmasındandır. Türkçe olarak benzer şekilde вЂÜKirpi Otu” adı önerilebilir.

 Isırgan Otu (Urtica dioica)

Türkiye'de 4-5 kadar Isırgan Otu türü vardır. Genel olarak bunlardan yalnız U. dioica (çok yıllık ve köklü), U. urens'in (tek yıllık, köksüz) yaprakları ve U. pilulifera'nın tohumlarının tıbbi amaçlarla kullanıldığı kabul ediliyorsa da, yöresel olarak diğer türlerin kullanımı da söz konusu olmaktadır.

Bitkinin yapraklarında, vücuttaki sinir iletiminde rol oynayan bazı maddelerin bulunması çok ilginçtir. Taze yapraklar bazı organik asitler , çok tahriş edici (0,1 mikro gram ile etkili) ve azot taşımayan bir madde dolayısıyla haricen kan toplayıcı olarak romatizmal hastalıklarda kullanılmıştır. Yaprakların kurutulması veya hazırlanan sulu-alkollü preparatların ısıtılması ile bu etki ortadan kalkar.

Isırgan Otu, vitaminler (özellikle beta- karoten, pantotenik asit ve vitamin B 2 gibi) açısından zengin olup, yüksek miktarda klorofil taşır. Eskiden beri sözü edilen kan yapıcı özelliğin bu vitaminler ve klorofilden ileri geldiği düşünülebilir. (Ispanak da klorofil açısından zengindir) Taşıdığı Folik asit, B kompleks vitaminleri içinde yer alan ve gerçek anlamda vitamin olan bir maddedir ve özellikle cilt sorunlarında (antidermatik faktör) etkili olmaktadır. Bitkinin Avrupa'da geniş çapta antiallerjik olarak cilt hastalıkları ve astımda kullanılışı bu maddenin varlığı ile açıklanabilir.

Son yıllarda Isırgan Otunun bağışıklık sistemi ve direnç güçlendirici etkisi çeşitli virüs hastalıkları (grip, hepatit,HPV, AIDS vb.) ve tümoral (urlu) hastalıklarda ön plana çıkmaktadır. Yukarıda sözü edilen etken maddelerin genel, bileşik etkisi yanında, taşıdığı bazı polisakkaritlerin (Echinaceadaki gibi), enzim (hyaluronidaz) baskılayıcı özellikleri ile etkili olduğu kabul edilmektedir.

Bu tür maddeler Echinacea ve Isırgan Otu yanında Sinirli Ot (Plantago spec.) ve Geven (Astragalus spec.) bitkilerinde de söz konusudur.

Sinirli Ot (Plantago lanceolatis)

Sinirli Ot da halk arasında, Echinacea gibi harici ve dahili yaraların tedavisinde kullanılmış, eski Türk hekimliğinde Orta Asya'dan beri bilinen bir drogtur. Karaciğer ve diğer bazı iç organ hasarlarında kullanılabilen etkili ve zararsız bir drogtur.Ülkemiz Geven türleri açısından zengin olup, kökleri kitre zamkı denen değerli bir maddenin elde edilişinde kullanılır. Almanya'da sürdürülen araştırmalar esnasında bağışıklık sistemi ve direnç güçlendirici etkisi tespit edilmiştir.

Ginseng kökü (Panax ginseng)

Taşıdığı (Saponin sınıfı) maddeler nedeniyle bağışıklık sistemi ve direnci sağlayan bazı hücrelerin oluşumunu destekleyen ve cinsel gücü artırdığı kabul edilen bitkisel droglardan biri de yurdumuzda Ginseng (ya da bazen çok yanlış ve yanıltıcı olarak Adam Otu) kökü adı altında pazarlanan Panax ginseng bitkisinin kökleridir. Bu bitkinin de yetiştiği yerlere göre farklı formları vardır. Bitki yurdumuzda yetişmez.

 Pirinç (Oryza sativa)

Değerli bir besin maddesi ve nişasta kaynağı olarak tanınan pirinç, tohumlarının üst kısmında E vitamini açısından zengin bir tabaka taşır. Bu yüzden kahverengi pirinç adı ile pazarlanan cilalanmamış pirincin kullanılışı tercih edilmelidir. Ancak pişirilirken bu maddelerin tahrip olacağı da açıktır. Uzak Doğu'daki  işlenme şeklinde ise (Soyadaki gibi) pişirmeden, mayalandırma veya sübyesini (sütünü) hazırlama gibi farklı yöntemler de söz konusudur. Bazı bakterilerle muamele etmek yoluyla hazırlanan ve koyu kırmızı bir renk alan (gıda boyası olarak özellikle et ürünlerinde kullanılmaktadır) bazı pirinç ürünleri bağışıklık ve dirençten sorumlu bazı hücreleri artıran çok güçlü maddeler taşımaktadır. Batıda bu maddeler pek çok ilacın bileşiminde yer almakta ve önemli bazı hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadırlar.

Kırlangıç Otu (Chelidonium majus)               

Sanayide özellikle et işlenmesinde (Meat curing) proteinleri parçalayarak etin kolay pişmesini ve yumuşak olmasını sağlamak amacıyla kullanılan bazı enzimler, dokuya gömülen toksinlerin buradan çıkartılarak, imha edici bağışıklık sistemi hücrelerinin onları yok etmesini sağlamak amacıyla da, direnç artırıcı olarak kullanılabilmektedir. Bunların başında Papaya bitkisinin meyvelerindeki Ananas ve Bromelia türlerinde bulunan enzimlerdir. Ayrıca İncir, Kırlangıç Otu ve bazı Sütleğen türleri de benzer enzimler taşır ve haricen siğil gibi urumsu oluşumların gelişimini engelleme ve eritmek amacıyla yararlanılır.

Genital siğil tedavisi bitkisel ilaçlar ve yöntemler için yorumları ve soruları forum sayfamızı ziyaret ederek okuyabilirsiniz. Genital siğil bitkisel tedavi ilaçları fiyatları çeşitleri hakkında detaylı bilgi edinebileceğiniz gibi bu hpv bitkisel tedavi yorumlar sorular cevaplar da ilginizi çekecektir.

4
Kadında HPV / Ynt: HPV Cinsel İlişki Olmadan Da Bulaşır
« : Ocak 03, 2014, 04:45:30 ös »
Rahim ağzı kanserine neden olan HPV virüsünü; erkek de kadına bulaştırabilir, kadın da erkeğe... Sadece erkeklerden kadına bulaşır- dersek, bu aile facialarına yol açar! hiç cinsel ilişkiye girmemiş kişilere de bu hastalık bulaşabilir. Pennsylvania'da hiç cinsel ilişkide bulunmamış 680 üniversite öğrencisinde yapılan bir araştırmada; öğrencilerin yüzde 26'sında HPV virüsü gözlenmiştir. Bazen tuvaletlerden de HPV kapabilirsiniz. HPV virüsü olan bir kişi tuvalete oturduktan sonra siz de eğer oturursanız hastalık size de bulaşabilir. Havuz kenarlarında oturmuş HPV'li bir kişiden de size hastalık bulaşabilir. Ortak kullanılan havlularda, çamaşırlarda yeterince ve uygun koşullarda temizlik sağlanmamışsa, hastalık kolayca size de bulaşabilir.

ya iyi de bu virüs dış ortamda çok dayanıksız bir virüsmüş. bütün doktorlar söylüyor bunu. e nasıl oluyor da tuvaletten havludan vs. hemen bulaşıyor?

5
Kadında HPV / HPV ve Herpesin farkı
« : Ocak 03, 2014, 04:10:22 ös »
ben hpv genital siğiller ile herpesin farkını öğrenmek istiyorum. biri uçuk biri siğil diyorlar. görüntü olarak farklı mı?
ikisi de viral mi?
herpes de vücutta hpv gibi etkiler gösterir mi? kalıcı mı?
tedavi şekli nasıldır?

6
Kadında HPV / Ynt: Oral seks ve HPV Kondilom
« : Ocak 03, 2014, 04:08:36 ös »
benim anlamadıgım konu şu. biz hpv hastaları olarak sadece mekanik sexten ibaret bir cinselliğe mi mahkumuz. artık oral vs. gibi diğer cinsel fantazilerimizi bulaşır korkusuyla yaşayamayacak mıyız? bunun gırtlak ağız vs. bölgelere bulaşma ihtimali nedir?
siğil olmasa bile testler negatif çıksa bile oral sex yapmayalım mı? yine de bulaşma olur mu?
oral sex sonrası ağzımızı yıkasak gargara dezenfekte vs. olsa bir faydası olur mu?

7
Kadında HPV / Ynt: Kadınlarda kondilom
« : Ocak 02, 2014, 04:27:16 ös »
hocam merhaba. ben 25 yaşında bir bayanım iki gün önce (yılbaşı :( ) siğilleri fark ettim ve hemen ertesi gün doktoruma gittim. hpv olduğunu söyledi.tip testi henüz yapılmadı ama doktorum kanser oluşturabilecek bir tür olmadığını söyledi. ama psikolojik olarak çökmüş durumdayım. kendimden herşeyden tiksinir oldum. evin tuvaletine bile gitmeye korkuyorum. benim bikaç sorum olacak yanıtlarsanız sevinirim.

1) siğiller yakıldıktan sonra o bölgeye ağda yapılabilir mi? yapılırsa ele bulaşma vs söz konusu mu? ya da siğilleri tekrar tetikler mi?
2) ağda sonrası bazı kıl köklerinde kanama oluyor bu siğile sebep olur mu?
3) dişimi fırçalarken bile korkuyorum kan yoluyla bir yerlere bulaşır mı? evdeki diğer bireylere bulaşır mı?tuvalet vs gibi. eşyalardan bulaşır mı?
4) siğiller alındıktan ne kadar süre sonra cinsel ilişkiye girilebilir?
5) cinsel ilişki sırasında partnerimin bana oral yapması ona bulaşmasına sebep olur mu siğil yokken?
6) genital bölgedeki bu siğiller,elle temasla vs vücudumun diğer bölgelerine yayılır mı? deri yüzeyindeki siğiller ile bunun cinsi farklı mı? böyle bir yayılma söz konusu mu?şu an vücudumdaki bu virus ağzımda,gözümde vs başka bölgelerde siğil yapar mı?
7) ömür boyunca bu virüsü taşıyacaksam ileri de evlendiğimde eşime de kesin bulaşır mı?
8) tipi belirlendikten sonra diğer tipleri için aşı olabilir miyim? ilerleyen zamanlarda smear negatif çıkarsa tüm tipleri için aşı olabilir miyim yoksa vucudumda bulunan virüse karşı bir etkisi olmaz mı?
9) öpüşme,terleme,ten teması vs gibi yollarla bulaşır mı?
siğillerin alınması sonrası yapılacak olan smear testlerinde negatif sonuç çıkabiliyormuş. bu durumda virüs vucudumuzda olmasına rağmen nasıl negatif çıkıyor ve negatif çıkması bulaşma olmayacağını gösterir mi?
sorularıma cevap verirseniz çok sevinirim. zira kaç gündür çok kötüyüm. doktoruma soruyorum ama yine de başka uzmanların da görüşünü almak istiyorum. intiharı bile düşünüyordum neredeyse bilgisizlikten hiv gibi bişi sanmıştım ilkten.

Sayfa: [1]